Archive for Ekim, 2007

Goz Tansiyonu Korluge neden olabilir

Göz tansiyonu, 40′lı yaÅŸlardan itibaren göz saÄŸlığını etkileyen en önemli hastalıklardan biri. Milyonlarca kiÅŸiyi tehdit eden göz tansiyonunun erken tanısı için göz kontrollerini kesinlikle ihmal etmemek gerekiyor.

Sinsi bir hastalık olan göz tansiyonunun, belirtilerinin zor tespit edilmesi nedeniyle genellikle tanısı geç konulabiliyor. Hastalığın tanısının geç konması ise körlüğe kadar varabilen ağır sonuçlar doğurabiliyor.

Acıbadem Hastanesi Bakırköy Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Kadircan Keskinbora tıp dilinde “glokom” olarak adlandırılan göz tansiyonunun yüksek olmasının göze nasıl zarar verdiÄŸini şöyle anlatıyor: “Normalde göz içi oluÅŸumlarının beslenmesi için göz içerisinde sürekli olarak bir sıvı yapılır ve bu göz içi sıvısı aynı zamanda sürekli olarak bir takım kanallarla göz dışına atılır. Glokom, göz içi sıvısını dışarı boÅŸaltan kanallarda yapısal olarak tıkanıklık ya da bu sıvının boÅŸalmasına direnç oluÅŸması nedeniyle sıvının yeterli boÅŸalmaması ve buna baÄŸlı olarak göz içi basıncının artması sonucu oluÅŸur. Yükselen göz içi basıncı göz sinirlerine zarar verir ve sinir ölümüne neden olur. Göz siniri hücreleri öldüğü zaman da kalıcı görme kaybı oluÅŸur.”

Kimler risk altında?
DoÄŸuÅŸtan da görülebilen bu hastalık eriÅŸkin çaÄŸda genellikle 40′lı yaÅŸlardan sonra görülüyor. YaÅŸ ilerledikçe risk de artıyor. Göz tansiyonuna herkeste rastlanabiliyor. Ancak bazı kiÅŸiler için risk daha büyük. Doç. Dr. Keskinbora glokom riskini arttıran faktörleri şöyle sıralıyor:

-İleri yaş
-Ailede glokom öyküsünün bulunması
-sigara içmek
-Şeker hastası olmak
-Hipertansiyon hastası olmak
-Miyopi
-Uzun süreli kortizon tedavisi
-Göz yaralanmaları

Belirti vermiyor
Göz tansiyonu tanısı ancak klinik muayene ile ortaya çıkıyor. Hastayı rahatsız edici bir belirti vermediÄŸi için ancak belirgin görme kaybı ortaya çıktığında fark edilebiliyor. Geri dönüşü olmadığı için erken tanının önemi sonsuz. Normal göz muayenesi sırasında saptanan anormal göz içi basıncı hastalığın ilk belirtisidir. Doç. Dr. Keskinbora, tanı konusunda ÅŸunları söylüyor: “Glokom dikkatli bir göz muayenesi ile belirlenir. Tanıya yönelik göz muayenesinde hekim, tonometre adlı bir aletle göz içi basıncını ölçer. Göz dibi muayenesi yaparak göz sinirlerini inceler. Gerekli görüldüğünde görme alanı kaybı olup olmadığını ‘görme alanı testi’ ile belirlenerek tanıyı koyar. Glokoma baÄŸlı görme kaybını önlemenin tek yolu erken tanıdır.”

Tanı sonrası
Göz tansiyonu tedavisinde öncelikle göz içi basıncını düşüren çeşitli ilaçlarla tedavi yoluna gidiliyor. Glokom ilerleyici bir hastalık olduğu için bu göz damlarının düzenli olarak kullanmak gerekiyor. Doç. Dr. Keskinbora, glokom hastalarına bazı önerilerde bulunuyor:

-İlacınızı doktorunuzun önerdiği şekilde, her gün aynı saatte alın.
-Günlük yaşamınızı etkileyen herhangi bir yan etkiyi doktorunuza bildirin.
-Göz doktorunuzu diğer hastalıklarınız için aldığınız ilaçlar hakkında uyarın. Göz doktorunuz dışında başka bir doktora göründüğünüz zaman, onun sizin glokom tedavisi gördüğünüzü bildiğinden emin olun.
-Glokom kalıtsal bir hastalık olabileceği için ailenizdeki bütün bireyleri göz muayenesi olmaları konusunda uyarın.

Yorum Yok »

Goz kurulugu

GÖZ KURULUĞU NEDİR?
Bazı insanlar gözlerini ıslak ve rahat tutacak kadar göz yaşı salgılayamamaktadır. Batma, yanma, dumandan aşırı derecede rahatsız olma gibi şikayetleri olabilmektedir. Kontak lens kullanımınıda zorlaştırmaktadır.Gözdeki yaşarmada kuru gözün bir belirtisi olabilmektedir.Temel salınan göz yaşında azlık varsa göz yaşı bezinde irritasyona bağlı olarak daha fazla göz yaşı salgılanacaktır. Böylece göz genel olarak kuru olsada sulanma nedeniyle gerçek sorun maskelenecektir.

Gözyaşının yapısı nasıldır?

Ağladığımızda yada gözümüz tahriş olduğunda gözyaşımız akar ancak aslında gözyaşının daha önemli görevleri vardır. Gözyaşından meydana gelen ince bir tabaka gözümüzü kırpmamızla birlikte gözümüzün üst kısmını kaplar ve korneanın üzerinin düz ve temiz kalmasını sağlar. Göz yaşı tabakası olmasa net görmemiz mümkün olmayacaktır.

Gözyaşı film tabakası 3 ayrı bölümden oluşmuştur: yağlı, sulu ve mukuslu bölümler.

Dıştaki yağlı kısım gözkapak kenarındaki meibomian bezlerinden salınır. Bu kısmın görevi gözyaşının üstünün düz kalmasını sağlamak ve buharlaşmasını önlemektir.

Ortadaki sulu kısım 3 tabakanın en kalınıdır ve göz yaşının normalde bildiğiniz kısmını oluşturur. Bu bölüm gözün ve göz kapağının üstünü kapatan ince bir zar olan konjunktivadan ve göz yaşı bezinden kaynaklanmaktadır ve yabancı cisimlerden gözü temizlemektedir.

En içteki tabakada konjunktiva tarafında üretilir. Bu kısım suyu göz üzerine eşit olarak dağıtır ve korneanın hep ıslak kalmasını sağlar. Mukus olmasaydı gözyaşı göze yapışmayacaktı.

Göz yaşının farklı tipleri nelerdir?

2 farklı gözyaşı vardır: gözü sürekli ıslak tutan bazal sekresyon ve ağladığımızda ve gözümüz tahriş olduğunda salınan refleks sekresyon.

Kuru gözün nedeni nedir?

Yaşla birlikte gözyaşı salgılaması azalacaktır. Her iki cinstede gözüksede bayanlarda menapozdan sonra dahada fazla gözükmektedir.

Kuru göz ayrıca artrit, ağız kuruluğu ile beraber görülen sjögren sendromundada görülebilmektedir. Birçok ilaçta göz kuruluğuna neden olabilmektedir.

Kuru göz tanısı nasıl konmaktadır?

Göz doktorları bu tanıyı kolaylıkla koyabilmektedir. Gerek hastanın şikayetleri gereksede biyomikroskop muuayenesi yeterlidir. Bazı durumlarda göz kapağının içinekonulan özel bir kağıt ile yapılan schirmer testi ile göz yaşı salınım miktarıda tespit edilebilir.

Tedavisi nasıldır?

Eksik olan gözyaşı suni gözyaşları tarafından tamamlanabilmektedir. Bunun yeterli olmadığı bazı durumlarda gözyaşı kanallarıda tıkanabilmektedir.

Bunlarla birlikte bulunduğunuz ortam nemli tutulmalı, sıcak ortamlardan kaçınmalı, sigara dumanından uzak durulmalıdır

Yorum Yok »

Erkeklerde Cinsel islev bozuklugu

Cinsel ilgi ve istek bozukluÄŸu:

İngiltere’de seyrek ancak Amerika’da daha sık rastlandığı bildirilmektedir. Bazıları ereksiyon bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkar ve çoğunlukla evlilik içi ilişkilerde bozukluk ve Depresyonla birlikte görülür. Hipogonadizm gibi organik nedenler dışlanmalıdır.

Uyarılma (Ereksiyon) Bozukluğu:

En sık rastlanan cinsel işlev bozukluğudur. Genellikle diğer cinsel işlev bozukluklarına oranla daha ileri yaşta görülürler ve nedenleri arasında organik (bedensel hastalık) nedenlere sık rastlanır.

Erken BoÅŸalma:

Tanımlanması zor bir bozukluktur. En doğru yaklaşım erkeğin boşalma zamanının çift için tatminkar olup olmadığını değerlendirmektir. Ancak kadında orgazm güçlüğü olabileceği göz önünde bulundurulmalı ve beklentinin gerçekçi olup olmadığına da dikkat etmek gerekir. Genellikle birincil olarak ortaya çıkar ve hızlı mastürbasyon yatkınlaştırıcı bir nedendir. Geçici erken boşalma sık görüldüğünden, yalnızca süreklilik kazanmış durumlarda bir bozukluk olarak kabul edilmelidir.

Geç boşalma / boşalamama:

Nadir görülür. Hem boşalmayı hem de orgazmı etkiler. Orgazm oluşmasına karşın boşalma olmuyorsa geriye (retrograd) boşalma akla gelmeli ve diğer organik nedenler de dışlanmalıdır

Ağrılı Boşalma ve disparenü:

Boşalma veya cinsel birleşme ağrılıdır. Organik nedenler dışlanmalıdır.

CİB Yaygınlığı

Toplumda cinsel sorunların görülme sıklığının CİB Tedavi Merkezlerine yapılan başvurulardan çok daha yaygın olduğu bilinmektedir. Crowe ve Jones (1992)’a göre normal popülasyonda cinsel doyumsuzluk veya CİB erişkinlerin 1/5 ila 1/3’ünde zaman zaman ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde CİB yaygınlığını araştıran araştırmalara rastlanmamıştır.

Yorum Yok »

Erkeklerde Erken Bosalma Bayanlarda Vajinusmus

Cinsel Tıp DerneÄŸi BaÅŸkanı Cem Keçe, Türkiye’de erkeklerin cinsel sorunu “erken boÅŸalma”, kadınların sorununun ise “vajinusmus” olduÄŸunu bildirdi.

Keçe, e-Cinsel Danışma Merkezi’ne yapılan baÅŸvurularda, erkeklerin erken boÅŸalma sertleÅŸme ve penis boyu sorunlarının, kadınlarda ise vajinismus, cinsel istekte azalma, aÄŸrılı cinsel iliÅŸki ve orgazm problemlerinin ilk sırada yer aldığını kaydetti. Türkiye’nin en çok konuÅŸulan sivil toplum kuruluÅŸu Cinsel Tıp DerneÄŸi, erken boÅŸalan erkeklerin ortak özelliklerini açıkladı. Cinsel arzuları normal olan erkeÄŸin isteÄŸinden önce boÅŸalmasına veya boÅŸalmanın penisin vajinaya girmesinden 5 dakikadan daha kısa bir sürede olmasına erken boÅŸalma yani “premature ejaculation” denildiÄŸini belirten Cinsel Tıp DerneÄŸi BaÅŸkanı Cem Keçe, erken boÅŸalan kiÅŸinin genellikle o an geldiÄŸinde kendini tutamadığından yakındığını kaydetti. Erken boÅŸalmanın bir cinsel yetersizlik deÄŸil sadece çözülmesi gereken bir sorun olduÄŸunu ve çözümünün de basit olduÄŸunu ifade eden Keçe, “Erken boÅŸalma cinsel problem veya yetersizlik gibi görülse de aslında bir problem olmayıp bir cinsel uyumsuzluktur. Bu uyumsuzluk erkeÄŸin, kadının boÅŸalmasından önce veya kadına yetecek kadar beraber olamadan boÅŸalması ile ortaya çıkar. Biz normal olarak iliÅŸki süresini penis vajinada iken 5 dakika ve üstü olarak kabul ediyoruz. Yaptığımız çalışmaları ve istatistiklerin ortalama deÄŸerleri alınarak çıkardığımız sonuçlar boÅŸalma süreleri için genel deÄŸerler olarak kabul edilebilir. Buna göre; penis vajinaya girmeden önce boÅŸalma olursa ileri derecede erken boÅŸalma, penis vajinada iken 1 dakika veya daha altı zamanda boÅŸalma orta derece erken boÅŸalma ve penis vajinada iken 1-5 dakika arası boÅŸalma az derece erken boÅŸalma olarak kabul edilir” dedi.

Erkeklerin cinsel sorunları arasında en yaygın olanının erken boşalma olduğunun altını çizen Keçe, erken boşalmanın temel belirtilerini şöyle sıraladı:

“Kontrolsüz bir ÅŸekilde boÅŸalma, cinsel tatminde azalma, suçluluk, utanç duyma, kendinden nefret etme, hayal kırıklığı hissi, zamanla meydana gelen cinsel isteksizlik ve ilk boÅŸalmadan sonra ikinci cinsel birleÅŸme için ısrarcı olma.”

ERKEN BOŞALAN ERKEKLERİN ORTAK ÖZELLİKLERİ
Keçe, erken boşalan erkeklerde şu ortak özellikler bulunduğunu açıkladı:

“Erken boÅŸalan erkekler hızlı yemek yerler, hızlı araba kullanırlar, her konuda aceleci davranırlar, çabuk sinirlenirler, kontrolsüz davranışları vardır, ya çok çabuk güvenirler ya da güven duymada zorlanırlar, kaygılı ruh halleri vardır, çocukluklarında babalarıyla sorunları vardır. Çocukluklarında yataklarını ıslatmışlardır, genellikle eÄŸitim düzeyleri yüksektir, A tipi kiÅŸilik yapısına sahiptirler. Yani rekabetçi, sosyal alanda ve mesleÄŸinde hırslı, dakik, güçlü ve etkileyici, sabırsız, aynı anda birkaç iÅŸ yapmayı seven, insanlara ve olaylara çabuk sinirlenen, onaylanmayı bekleyen, sorunlu bir dinlenme tarzı olan, daima telaÅŸlı, ev ve iÅŸ dışında çok az ilgi alanı olan, duygularını saklayan, kendini ve baÅŸkalarını iÅŸlerini bitirmeye zorlayan gibi özellikleri vardır.” Sorunlu veya bozuk giden evliliklerde zamanla erken boÅŸalma sorununun ortaya çıkabileceÄŸini vurgulayan Keçe, erkeklerin boÅŸalmasını hızlandıran nedenler ise şöyle sıraladı: “Genç olmak, romantik, içgüdüleri zayıf ve mantığıyla hareket eden erkek olmak, heyecanlanmak, uzun süren cinsel perhizler sonrası kurulan cinsel iliÅŸkiler, partnerinin daha istekli olması, yeni evlenmiÅŸ veya hiç cinsel iliÅŸkide bulunmamış olmak, cinsel iliÅŸki yoÄŸunluÄŸunun azalması, cinsel birleÅŸme esnasındaki gidip gelmelerin hızlanması, kaygılı ve sinirli ruh hali, aşırı istekli olmak veya aşırı cinsel isteÄŸin verdiÄŸi gerginlik, eve günün stresinden bunalmış, yorgun ve sıkıntılı bir halde gelmek, performans anksiyetesi yani baÅŸarısızlık korkusu, partner olarak seçilmiÅŸ kadının cinsel isteksizliÄŸi, cinsel zevke önem vermeyen kadınlarla, hayat kadınlarıyla veya yakalanma korkusu olan bir ortamda kız arkadaÅŸlarla yaÅŸanan erken cinsel deneyimler, devamlı alışılmış partnerle deÄŸil de ek olarak baÅŸka bir partnerle iliÅŸkiye girme, sertleÅŸme bozukluÄŸu olacağı endiÅŸesi.”

ERKEN BOŞALMANIN TEDAVİSİ
Erkeklerin boÅŸalmayı ‘kontrol etmelerini bisiklete binmeye’ benzeten ve öğrenene kadar sıkıntı çekeceklerini ama bir kez öğrendiler mi bir daha unutmayacaklarını ifade eden Keçe, “Sonu belirsiz ve zaman sınırlaması olmayan bir cinsel aktiviteye erkekler yönlendirilmelidir. Böylece çiftler arasındaki yakınlık en yüksek düzeye çıkar ve bu yakınlık süreklilik kazanır. ÖrneÄŸin buz pateniyle dans ederken, buz pistini sınırlayan hiçbir baÅŸlangıç ve varılacak son nokta veya bir iÅŸaret yoktur. Çiftler özgürce dans ederler. Önemli olan o anı yaÅŸamaktır. Cinsellikte de önemli olan son noktayı düşünmeden telaÅŸsız bir ÅŸekilde ÅŸimdiye ve duygularımıza yoÄŸunlaÅŸmaktır. Ayrıca yoÄŸunlaşırken bedenimizin serbestçe hareket etmesine olanak tanırsak, cinsellik doÄŸal bir ÅŸekilde gerçekleÅŸir. BoÅŸalma bir ateÅŸleme mekanizmasıdır. AteÅŸleme baÅŸladığı zaman hiç kimse hiçbir ÅŸey onu durduramaz, bastıramaz, geciktiremez, denetim altında tutamaz. Yapılması gereken ÅŸey, ateÅŸlenme noktasına gelmeden sistemi yavaÅŸlatmak, durdurmak veya kontrol altına almaktır. Bu nedenle erken boÅŸalmanın tedavisinde boÅŸalma süresini uzatmak deÄŸil, kiÅŸiyi telaÅŸsız bir birleÅŸmenin getireceÄŸi sonsuz yakınlık duygusuna ulaÅŸtırmak, zamansız bir ÅŸekilde cinsel birleÅŸme becerisini ve kalıcı olarak boÅŸalma refleksi üzerinde istemli denetim saÄŸlamayı öğretmek esas olmalıdır. ErkeÄŸin ne kadar sürede boÅŸaldığından çok, boÅŸalmanın istendiÄŸi zamanda olması için; düşük uyarım ve heyecan düzeyinde cinsel aktiviteye devam edilmeli, aşırı heyecanlanıldığında sakinleÅŸene kadar beklenmeli ya da yavaÅŸlamalı ve sakinleÅŸtikten sonra yeniden cinsel aktiviteye baÅŸlanmalıdır. Bu sayede cinsel heyecanı arttırıp azaltma becerisini kazanıp, istemeden doruÄŸa ulaşılan o noktadan uzak durma öğrenilebilir. Ama bu süreç içinde boÅŸalmayı kontrol etmeyi öğrenirken ‘sabırsız’ olunmamalıdır. Çünkü önemli olan heyecan düzeyi arttığında geri çekilmek gerektiÄŸini anımsamaktır. Erken geri çekilmek, geç kalmış olmaktan her zaman daha iyidir. BoÅŸalmayı kontrol etmeyi deÄŸil, boÅŸalmanın istem dışı bir ÅŸekilde gerçekleÅŸtiÄŸi kaçınılmazlık noktasına ulaÅŸmamak için heyecan düzeyimizi kontrol etmeyi öğrenmeliyiz” açıklamasında bulundu.

CİNSEL TIP DERNEĞİ’NDEN ÖNERİLER
- Açık havada dolaşın

- Heyecanlardan ve önyargılardan uzaklaşın

- Sık banyo yapın

- Sinir sistemini dinlendirici ortamlarda bulunun

- Her erkeğin bazen erken boşalabileceğini unutmayın, bu normaldir

- Erken boşaldığınızda her şeyi yitirdiğinizi düşünmeyin, önemli olanın partnerinizle birlikte olmak olduğunu ve her ikinizin de hoşuna giden bir şeyler yapabileceğinizi düşünün

- Eşinize karşı daima sağlıklı ve uyumlu düşünceler besleyin

- Cinsel birleşim öncesi aşk oyunlarını ciddiye alın

- Çift olarak birlikte orgazm olmayı arzulayın, bunun için daha önce bir işaret kararlaştırın ve zamanı gelince bu işaretten yararlanın,

- Psikoterapik yardım almaktan çekinmeyin

- Cinsel ilişkide kendinizi kanıtlamak zorunda hissetmeyin

- Herkesin cinsel sorunlar yaşayabileceğini unutmayın

- Sık sık çiş yapın ve çiş yaparken kendinizi tutup bırakın, böylece aşk kaslarınızı kontrol etmeyi öğrenebilirsiniz,

- Erkeklerin penisin baş kısmı ve çevresinin uyarılmasıyla büyük heyecan duyduğunu unutmayın

- Kendinizi yetersiz veya suçlu hissetmekte aceleci olmayın

- Yavaşça giriş yapın, penisi olanaklı olduğu kadar derine yerleştirin, hafif hareketlerle devam edin, fazla uyarıldığınızı duyumsadığınızda gidip gelme hareketlerini hemen durdurun, penisinizin başı içeride kalacak şekilde hızla geri çekin, sakinleşene kadar derin derin nefes alıp bekleyin.

- Cinsel ilişki sırasında hareketlerinize zaman zaman ara verin, heyecanınızı yatıştırabilmek için dinlenin ve dinlenirken duyguları alevlenen ve sabırsız duruma gelen partnerinizi okşayarak ve klitorisiyle oynayarak uyarmayı ihmal etmeyin,

- Her gece yatmadan önce, kendinizi kontrol ettiÄŸiniz uzun bir cinsel birleÅŸmenin hayalini kurun. Yapacağınız bu “fantezi modellemesi”, boÅŸalmanın geciktirilmesini önceden planlamanızı kolaylaÅŸtıracaktır.

- Erkeklerin ilk birleşmede boşalma süresi daha kısadır, ikincisinde daha geç boşalırlar. Bu nedenle ilk birleşmede ön sevişme zamanını uzun tutun ve partnerinizin yeterince uyarılmasını sağlayın. İkincisin de ise partneriniz sizi daha çok uyarsın

- Eşinizle sorunlarınızı konuşun ve kesinlikle iletişim eksikliği gelişmesine izin vermeyin.
İHA

Yorum Yok »

Erkeklerde Sertlesme Sorunu

Türkiye’de 40-70 yaÅŸ arası erkeklerin yüzde 70′inin sertleÅŸme sorunu yaÅŸadığı ortaya çıktı.

Her erkeÄŸin hayatının bir döneminde sertleÅŸme sorunuyla karşılaÅŸabileceÄŸini belirten uzmanlar, erkeÄŸin duygularının cinsel gücünü etkilediÄŸini kaydetti. Uzmanlara göre, Türkiye’de insanlar ayda 5 kez cinsel iliÅŸkiye giriyor. Cinsel Tıp DerneÄŸi BaÅŸkanı Dr. Cem Keçe, 40-70 yaÅŸ arası Türk erkeklerinin yaklaşık yüzde 70′inin sertleÅŸme bozukluÄŸu yaÅŸadığını söyledi. Keçe, cinsel iliÅŸki için gerekli sertliÄŸi baÅŸlatamama, saÄŸlayamama veya devam ettirememe durumunda sertleÅŸme bozukluÄŸundan bahsedilebileceÄŸini ifade ederek, “Cinsel temas esnasında, cinsel istek duyulmasına karşın, erkek cinsel organının sertleÅŸme bozukluklarına, yeterli veya kesinlikle sertleÅŸmemesine iktidarsızlık, ‘erektil disfonksiyon’ ya da ‘empotans’ adı verilir” diye konuÅŸtu. Keçe, cinsel konularda araÅŸtırmalarıyla bilinen Masters ve Johnson’na göre, cinsel iliÅŸkilerin yüzde 25′inde sertleÅŸmenin saÄŸlanmasında sürekli bir sorunun olduÄŸunu vurguladı. SertleÅŸme bozukluÄŸun bir çok amaca hizmet edebileceÄŸine dikkat çeken Dr. Keçe, ÅŸunları kaydetti:

“ÖrneÄŸin, erken boÅŸalmayı, parafilik bir problemi, homoseksüel yönlenmeyi, kiÅŸinin partnerine karşı isteksiz olmasını veya cinsel kimlik bozukluÄŸunu saklıyor olabilir. Ya da sertleÅŸme bozukluÄŸu erkeÄŸin, partnerinin üstünlüğüne karşı kendini savunabilmesine hizmet edebilir. Bunların ve diÄŸer kiÅŸiler arasındaki konuların farkına varılması, sertleÅŸme bozukluÄŸunun çözülmesi için önemlidir. Çünkü cinsel kimlik bunalımındaki bir erkeÄŸin iktidarsızlığı, var olan içsel çatışmalardan, sembolik olarak rahatsız olduÄŸu homoseksüel dürtülerden kurtulmasına ve hayat bunalımını aÅŸmaya yardımcı olacaktır. Yani iktidarsızlığın anlamı aydınlatılmalıdır. Ayrıca erkekler, erkeklikle ilgili yetenek, yeterlilik, hisleri ve günlük hayatın sorumluluklarını yerine getirme gücü gibi öznel hisleriyle mücadele etmek zorundadır. Bu baÄŸlamda erkeklik dikkate deÄŸer bir ÅŸekilde tehlikeye düştüğünde yani toplumun kendine erkek olarak yüklediÄŸi sorumlulukları yerine getiremediÄŸinde sertleÅŸmede baÅŸarısızlık yaÅŸaması muhtemeldir. Psikolojik sertleÅŸme bozukluÄŸu yaÅŸayan erkeklere uygulanan modern cinsel tedaviler, hastaya gizlenen duygularının farkına varılması konusunda yardım edilmesini, kiÅŸiler arasındaki problemlere yeni çözümler geliÅŸtirmek, çiftin iletiÅŸimi geliÅŸtirmek, yakınlaÅŸma için engellerin aşılması ve daha geçekçi cinsel beklentilerinin ve cinsel güvenle ilgili duygularının geliÅŸtirilmesini içeren birçok bileÅŸene sahiptir. Birçok erkek hayatlarının utandıkları taraflarını açığa vurmada zorluk yaÅŸar ve kendilerinin yüz kızartıcı veya utandırıcı yönlerini saklarlar. Bu konuları ortaya çıkarmak veya çözmek cinsel terapiyi etkili bir ÅŸekilde ileriye götürebilir ve sertleÅŸme bozukluÄŸu yaÅŸayan erkeÄŸe, bu zorluÄŸu hakkında daha iyi bir içgörü sahibi olması konusunda yardımcı olur”.

İş ve eÅŸ sorunları, ekonomik sorunlar, ruhsal gerginlikler, yorgunluk, iliÅŸkideki diÄŸer problemler gibi nedenlerden dolayı her erkeÄŸin hayatının bir döneminde sertleÅŸme problemiyle karşılaÅŸabileceÄŸini anlatan Keçe, “Bu doÄŸal ve olaÄŸan bir durumdur. Çünkü her zaman ve bütün koÅŸullarda yeterli sertleÅŸmenin saÄŸlamasını beklemek cinsel bir mit olmaktan ileri gidemez. Fakat sertleÅŸme problemi sık tekrar eder, ısrarcı olursa ve cinsel birleÅŸmeyi sık engellerse, bu durum tedavi gerektirir. Ayrıca iktidarsızlık sadece bir kiÅŸinin sorunu deÄŸil karı-kocanın ortak sorunu olarak algılanmalıdır” açıklamasında bulundu.

GERÇEKÇİ OLMAYAN BEKLENTİLER, CİNSEL MİTLER
Erkeklerin cinsel performans açısından kendileri açısından gerçekçi olmayan beklentilere fazla önem verdiklerini söyleyen Keçe, cinsellikte hurafelere itibar edilmemesini istedi. İktidarsız erkeklerin partnerlerinde de zamanla yanlış inanışların ve düşüncelerin geliÅŸebileceÄŸinin altını çizen Cem Keçe, “İktidarsız erkeklerin partnerleri tarafından genellikle kabullenilen düşünce; sertleÅŸmeyi baÅŸarma konusundaki baÅŸarısızlığın onları küçülttüğünü veya cazibelerini yitirdiklerini ve erkeÄŸin baÅŸka bir kadınla birlikte olduÄŸunu akla getirir. Ayrıca hem erkek hem de kadın penisin bir makine olduÄŸu inancında olabilir. Bu makine, her zaman, her yerde, her koÅŸulda ve her partnerle çalışması gerekir düşüncesi de bilinen en eski cinsel mitlerden biridir” dedi.

Erkeklerin her zaman cinsel yeterlilik konusunda endişeli olduğunun söyleyen Keçe, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Alışkanlıklar, insanların bulduÄŸu çareler ve eski Yunan İslam ve Musevi bilginleri, Çinli ve Hintli hekimlerin yazılarından keÅŸfedilen eski cinsellik kılavuzları, çapraz kültürel karmaşık sünnet törenlerinden ve güçlü savaşçıların spermlerini yutmaya kadar varan ve iktidarı saÄŸlayan her çeÅŸit gelenek modern cinsel tedavileri etkilemiÅŸtir. Eski Yunanistan’da iktidarsız erkekler Afrodit tapınaklarında dindar terapistlerin yerini almakla görevli fahiÅŸe-rahibeler tarafından tedavi edilmiÅŸlerdir. Kutsal bir Hint yazısı, Kama Sutra bile iktidarsız erkeklere tavsiyelerde bulunmuÅŸ ve deÄŸiÅŸik cinsel iliÅŸki pozisyonları göstermiÅŸtir. Bugün bile sertleÅŸmede baÅŸarısızlık için halk arasında kullanılan mesir macunu gibi çareler, ginseng, gergedan boynuzu ve E Vitamini içerir. FDA onayı olmayan iktidarsızlık ilaçlarının tanıtımcıları iktidardan yoksun erkeklerin hayal kırıklıklarını avlamaktadırlar. İnsanlar en genel dolandırıcılığa kilo kaybetme ürünleri ve iktidarsızlık ilaçları ile maruz kalırlar, hatta son yıllarda bu baÄŸlamda internet dolandırıcılıkları da artmıştır”.

“PENİS KALBE BAÄžLIDIR, KALP BOZUKSA PENİS DE BOZULUR”
SertleÅŸme sorunu yaÅŸayan erkeklere “penisin kalbe baÄŸlı olduÄŸunu” söylediklerini ifade eden Cinsel Tıp DerneÄŸi BaÅŸkanı Dr. Cem Keçe, “Her ne kadar bu sözün modası geçmiÅŸ olsa da, erkeklerin ve onların partnerlerinin kalplerinde olan duygular, cinsel performanslarını etkiler. ErkeÄŸin partneri hakkında neler hissettiÄŸi, en az kimle olduÄŸu, cinsel iliÅŸkiye girdiÄŸi ÅŸartlar, iliÅŸkisinin genel kalitesi ve diÄŸer bütün hayat olaylarının etkisi kadar sertleÅŸme kalitesini önemli ölçüde etkiler” açıklamasında bulundu.

Cinsel terapi seanslarında çifte sertleÅŸmeyi zorla ortaya çıkarmaya çalışma çabaların yersiz olduÄŸunu anlatmaya çalıştıklarını söyleyen Cinsel Tıp DerneÄŸi BaÅŸkanı Dr. Cem Keçe, “Penisin sertleÅŸmesi iradeye baÄŸlı deÄŸildir. İradeyle ulaşılabilecek bir olay deÄŸildir, sadece ve sadece dolaylı yollardan, örneÄŸin erkeÄŸin cinsel olarak uyarılmasıyla tahrik edilmesiyle mümkündür” dedi.

SertleÅŸme bozukluÄŸu olan erkeklerin kendilerini genellikle ÅŸaÅŸkın, rezil olmuÅŸ, zayıf ve korkmuÅŸ hissedebileceÄŸini söyleyen Cinsel Tıp DerneÄŸi BaÅŸkanı Keçe, “SertleÅŸme bozukluÄŸu olan erkeklerin kafası karışıktır, partnerleriyle olan cinsellik dışı iliÅŸkileri genellikle bozuktur, bezgin, umudunu ve özgüveni kaybetmiÅŸlerdir ve ‘Neden ben?’ diye merak ederler. BaÅŸarısızlıklarının nedenini, fiziksel bir hastalık, psikolojik bir durum, kiÅŸisel rahatsızlık veya dini cezalardan biri olarak düşünebilirler. Bu erkeklerin cinsel temaslar sırasındaki kendini izleme süreci artar, partnerleriyle olan temaslarında duygularına yoÄŸunlaÅŸacaklarına ÅŸu sorularla meÅŸgul olmaktadırlar: ‘Ereksiyonuma ne oldu?’, ‘Geri gelecek mi?’, ‘Sonuna kadar sürecek mi?’, ‘Tekrar gerileyeceÄŸiyle ilgili iÅŸaretler var mı?’ gibi. Ayrıca cinselliÄŸi yalnızca penise odaklarlar yani penisin büyüklüğü, performansı, sertliÄŸi onlar için çok önemlidir” dedi.

“İSTE, RAHAT OL, GEVÅžE, KONSANTRE OL”
SertleÅŸme bozukluÄŸunun, iletiÅŸimi arttırıp yakınlaÅŸmanın önündeki engelleri kaldırarak, gerçekçi cinsel beklentiler geliÅŸtirerek ve cinsel özgüveni yeniden kazanmakla kolayca üstesinden gelinebileceÄŸini söyleyen Keçe, iyi bir cinsel yaÅŸam için, “Cinsel birlikteliÄŸi istemelisiniz, rahat olmak ve gevÅŸemek zorundasınız ve hisleriniz üzerine konsantre olmak zorundasınız” önerisinde bulundu.

Keçe, antidepresanlar, antihistamimikler, Hipertansiyon ilaçları veya prostat kanseri tedavisinde kullanılan bazı ilaçların iktidarsızlık yapabileceğini vurguladı. Keçe, bunun dışında stres, sürekli mesleki baskı, meslek ve aile yaşamında başarısızlık duygusu, eşler arasında sürekli yaşanan problemler, bedensel antipati ve kadının gebe kalmasından duyulan korku, başarısız olma korkusu, cinsellik hakkında yanlış bilgilenme, reddedilme, üzüntü gibi nedenlerinde cinsel sorunlara yol açabileceğinin altını çizdi.

Kalp damarlarıyla penis damarlarının aynı çapta yani yaklaşık 3 milimetre civarında olduÄŸunu söyleyen Keçe, bu nedenle kalbi etkileyen tüm hastalıkları penisi de etkilediÄŸini kaydetti. Keçe, hatta sertleÅŸme bozukluÄŸunun gizli kalp hastalıklarının ilk belirtisi olabileceÄŸini uyarısında bulundu. YaÅŸlanmaya paralel olarak iktidarsızlık sıklığı araflarını açığa vurmada zorluk yaÅŸar ve kendilerinin ynın arttığını söyleyen Keçe, “Penil renkli doppler ultrasonografi, tam kan sayımı, kan ÅŸekeri, kolesterol, trigliserid, testosteron, prolaktin, bilirubin, albumin, kreatinin ve diÄŸer enzimler, idrar tahlili, bulbokavernöz reflekse bakılan nörolojik testler, penise özel bir takım ilaçların enjekte edilmesi, kavernozografi-kavernozometri, NPT testi yani uykuda penis sertleÅŸmesinin ölçhülmesi, uyku sırasında penis monitorizasyonu iktidarsızlıkta yapılan temel testler ve tetkiklerdir” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

“AYDA ORTALAMA 5 KEZ SEVİŞİYORUZ”
Son yıllarda partnerleriyle cinsel ilişkilerinde cinsel işlevler açısından tam bir bozukluk olmasa da zaman zaman sertleşme bozukluğu yaşayan erkeklerin cinsel terapi için başvurularının arttığını söyleyen Keçe, şunları kaydetti:

“Halkımızın ayda ortalama 5 kez seviÅŸtiÄŸini düşünürsek, bu durumun çok ÅŸaşırtıcı olmaması gerekir. İktidarsızlığın tedavisi kiÅŸiden kiÅŸiye deÄŸiÅŸebilir. Tedaviye erkek ve partnerinin beraber katılması çok önemlidir. Cinsel Tıp DerneÄŸi olarak psikolojik iktidarsızlığın tedavisinde cinsel terapi öneriyoruz. Cinsel terapide ereksiyon sorunlarını çözmede kullanılan cinsel egzersizler ve ev ödevleri öğretilirken, cinsel mitlere itibar edilmemesi, saÄŸlıklı ve mutlu bir cinsel iliÅŸkinin kalitesinin, penisin sertliÄŸine veya uzunluÄŸuna, orgazmların sayısına ve iliÅŸkinin süresine baÄŸlı olmadığı da anlatılır. CinselliÄŸin bir güç gösterisi olmadığı, cinsel birleÅŸmenin bir görev gibi önceden belirlenmiÅŸ programlar içinde gerçekleÅŸtirilmesinin yanlışlığı ve eÅŸlerin cinsel problemlerini korkmadan, utanç duymadan ve açık yüreklilikle konuÅŸmaları üzerinde durulur. Çünkü cinsel birleÅŸme her ÅŸey deÄŸildir. Ama cinsellik sevgiyle, ÅŸefkatle, saygıyla, aÅŸk oyunlarıyla süslenip, zenginleÅŸtirilip saÄŸlıklı, mutlu ve doyurucu bir cinsel yaÅŸam yaratılabilir. Ayrıca sigara ve alkol alımı sınırlandırılması, ilaç alışkanlıklarından kurtulma, beslenme alışkanlıklarının deÄŸiÅŸtirilmesi, düzenli egzersiz yapılmasını tavsiye ediyoruz. Çünkü güçsüz bir kalp ve saÄŸlıksız bir dolaşım sistemi iktidarsızlığın oluÅŸumunda baÅŸlıca etkenlerin başında geldiÄŸinden egzersiz ve spor çok önemlidir. Psikolojik olmayan iktidarsızlığın tedavisinde sildenafil sitrat, yohimbin, apomorfin, trazodon vb. ilaç tedavileri, hormonal tedaviler, intauretral tedavi yani idrar yoluyla ilaç uygulanması, penis içi enjeksiyon, enjeksiyon tedavisi, cerrahi yöntemler, pompa tedavisi, penil protezler yani mutluluk çubukları, VIP-Peptide gibi pankreas enzimleri, yulaf tentürü, biberiye ÅŸarabı, eÄŸir kökü tentürü ve çayı, ginseng kökünden elde edilen preparatlar gibi bitkisel karışımlarda kullanılmaktadır”.
iha

Yorum Yok »

Erkekler Viagra ile Tekrar iktidarda

viagra, bir ilaç olmaktan ziyade, çok cepheli bir fenomen olarak girdi hayatımıza. Kültürel, ekonomik, edebi, sosyal. Dünyaca ünlü Pfizer ilaç ÅŸirketi tarafından, aslında kalp ve damar hastalıkları tedavisinde kullanılmak üzere üretilen, fakat yan etki olarak ereksiyon yaptığının gözlenmesi üzerine “tesadüfen” keÅŸfedilen Viagra, tarih boyunca yeryüzünde en hızlı satılan ilaç unvanına sahip. Wall Street analistlerine göre, ilk çıktığı yıl 5 milyar dolarlık satış rakamına ulaÅŸtı. Bu, gerçekten inanılması güç bir rekor. İngiltere’nin muhafazakar gazetesi Times’ın birinci sayfasındaki bir editör bile köşesinin tümünü Viagra’ya ayırdı.

HaydarpaÅŸa Numune EÄŸitim ve AraÅŸtırma Hastanesi 2. Üroloji KliniÄŸi Åžefi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. M. İhsan Karaman, SaÄŸlık Bakanlığı’nın hazırladığı ‘SaÄŸlık 2000′ dergisinde yayımlanan yazısında, Viagra’nın etken Maddesi “sildenafil”in asla bir afrodizyak olmadığını, yani cinsel ilgi veya arzuyu arttırmadığını vurgulayarak, “Birçoklarının kendisinden beklediÄŸi gibi, normal erkeÄŸi süper erkek yapmaz. Bu bakımdan, mutlu olamayan bir erkeÄŸin Viagra’yı alıp mutlu olması söz konusu deÄŸil. Ancak sildenafilin, normal seksüel uyarıya karşı oluÅŸan ereksiyon cevabını güçlendirip arttırdığı gözönüne alınırsa, tıbbi anlamda sertleÅŸme sorunu yaÅŸayan ve bu yüzden aile hayatları zehir olan, psikolojileri bozulan milyonlarca erkeÄŸin Viagra sayesinde yeniden mutluluÄŸu yakaladıkları bir gerçektir” dedi.

BAŞARI ORANI YÜZDE 84
‘Erektil disfonksiyon’ olarak tıbbi ifadesini bulan sertleÅŸme sorununda Viagra kullanımının sonuçlarına bakıldığında, sebepten bağımsız olarak yüzde 84′lük bir ortalama baÅŸarı yüzdesi ile karşılaşıldığını ifade eden Doç. Dr. Karaman, “Aynı gruba, plasebo adı verilen ‘boÅŸ ilaç’ uygulandığında, bu rakam yüzde 25′e düşüyor. Yani yüzde 84, psikolojik bir etkiden çok, gerçek ilaç etkisini yansıtıyor” diye konuÅŸtu.

Doç. Dr. M. İhsan Karaman, erektil fonksiyon bozukluÄŸu veya halkın yaygın tercihiyle “iktidarsızlığın” ise, cinsel uyarılma evresinde erkeklerde görülen aksamaların adı olduÄŸunu belirterek, “Erektil disfonksiyonun yaygınlığı hakkında en saÄŸlıklı rakamlar ABD’den alınmaktadır. Buna göre, 40-70 yaÅŸ arasındaki erkeklerde yüzde 10 oranında tam ereksiyon bozukluÄŸu, yüzde 52 oranında ise deÄŸiÅŸik derecelerde erektil disfonksiyon mevcuttur. Bunların yüzde 80 kadarı, organik bir sebebe baÄŸlıdır. Toplumsal ÅŸartlar ve cinsellik kavramına yaklaşım farkı göz önüne alındığında, ülkemizde erektil disfonksiyon ve cinsel sorunların daha yüksek oranda olduÄŸu, ancak bunların altında yatan psikolojik etmen yüzdesinin hatırı sayılır bir rakama ulaÅŸtığı söylenebilir” dedi.

RİSK FAKTÖRLERİ
Doç. Dr. Karaman, erektil disfonksiyon için risk faktörlerini ise şöyle sıraladı:

“Kalp-damar hastalıkları (Hipertansiyon, kolesterol yüksekliÄŸi gibi), ÅŸeker hastalığı, omurilik travması, ürolojik cerrahi müdahaleler (prostat büyümesi ve Prostat Kanseri ameliyatları gibi), Depresyon-stres gibi psikolojik faktörler, daimi kullanılan bazı ilaçlar, sigara ve alkol kullanımı.”

Viagra’nın, erektil disfonksiyonların hepsini ve her derecesini tedavi edemediÄŸini kaydeden Doç. Dr. M. İhsan Karaman, “Öyle olsaydı, artık bu konuda araÅŸtırma ve çabaya, hatta ürologlara veya hekime gerek kalmaz, eczaneden alınacak bir Viagra tableti ile çözülen cinsel sorunlar, yaÅŸanan hayattan çekilip, tıp kitaplarının tozlu sayfaları arasına terkedilirdi. Durum böyle olmamakla beraber, yapılan araÅŸtırmalar, Viagra ile, birçok deÄŸiÅŸik etmene baÄŸlı erektil disfonksiyonlarda belli oranda da olsa baÅŸarı elde edildiÄŸini göstermiÅŸtir. Bunlar arasında, hipertansiyon, depresyon, ÅŸeker hastalığı, yaÅŸlılık, omurilik travmasına baÄŸlı felç ve prostat operasyonlarına baÄŸlı sertleÅŸme bozuklukları sayılabilir” diye konuÅŸtu.

ÖNCE UZMAN HEKİME DANIŞMALI
HaydarpaÅŸa Numune EÄŸitim ve AraÅŸtırma Hastanesi 2. Üroloji KliniÄŸi Åžefi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. M. İhsan Karaman, Viagra’nın da bir ilaç olduÄŸunu hatırlatarak, “Bana göre hiç bir ilaç, kolayca eriÅŸilebilir olmamalıdır. Hele Viagra gibi yanlış insanda kullanılırsa ciddi sorunlar doÄŸurabilecek, yahut etki mekanizması tam bilinmeden, popüler kültürdeki yanlış yönlendirmelerle lüzumsuz yere ve sonuçsuz beklentilerle kullanılabilecek bir ilaçsa, asla. Konunun uzmanı bir hekim, yani ürolog, kiÅŸiyi etraflıca deÄŸerlendirmeli, gerçekten Viagra kullanımının uygun olduÄŸuna karar vermeli, o kiÅŸiye uygun kullanım ÅŸartları ve dozunu tayin etmeli, ilaç reçeteyle ve kayıtlı olarak alınıp, hekimin takibi altında kullanılmalıdır” dedi.

Viagra kullanımı sonrasında oluÅŸan birçok ölüm vakası bildirilmekle beraber, bu ölümlerin doÄŸrudan ve yalnızca sildenafil etken maddesine mi baÄŸlı olduÄŸu, yoksa o kiÅŸilerin genel saÄŸlık durumu, ilave kalp hastalıkları, cinsel iliÅŸki sırasındaki efora karşı performanslarının da etkili mi olduÄŸu sorusunun cevaplanamadığını vurgulayan Doç. Dr. Karaman, “Karşı görüşü savunan bazı araÅŸtırmalarda, aynı saÄŸlık statüsü ve yaÅŸta olan insanlar arasında Viagra veya plasebo verilen iki mukayese grubundaki kardiovasküler yan etki oranının aynı olduÄŸu bildirilmiÅŸtir. Bu soru karşısında verilebilecek en net cevap, kalp damar hastalığı için damar geniÅŸletici (nitrogliserin) alan kiÅŸilerde Viagra kullanımının ölüm tehlikesi taşıdığı ve yasak olduÄŸudur” diye konuÅŸtu.

Doç. Dr. Karaman ayrıca, Viagra ile ilgili olarak, gerek klinik gerekse laboratuar araÅŸtırmaları düzeyinde birçok çalışmanın Türkiye’de de yapılmakta olduÄŸunu sözlerine ekledi.
İHA

Yorum Yok »

Erkekler Nasil kisir olur infertilite

Ülkemizde yaklaşık on sene önce bebek sahibi olamayan çiftler problemin kadında olduÄŸunu düşünürdü. Yapılan çalışmalar göstermiÅŸtir ki, infertilite (kısırlık) vakalarının yaklaşık üçte biri erkek faktörüne baÄŸlı. Erkek infertilitesi vakasında en sık görülen nedenlerin başında ise çocukluk çağında geçirilen tıp dilinde “KriptorÅŸizm” olarak bilinen inmemiÅŸ testisler, çocukluk çağında ve ileri yaÅŸlarda karşılaşılan üreme organlarındaki enfeksiyonlar ile varikoseldir. Ferti-Jin Kadın SaÄŸlığı ve Yardımcı Üreme Teknikleri Merkezi Klinik Direktörü Kadın Hastalıkları ve DoÄŸum Uzmanı Op.Dr. Seval TaÅŸdemir, Mynet okurları için yazdı.

DoÄŸuÅŸtan ya da sonradan oluÅŸan “kriptorÅŸizm” durumunda, çocuk 1-2 yaÅŸlarına gelmeden testisler cerrahi bir operasyonla yumurtalık torbasına indirilmeli. Çünkü erken tedavi edilmemiÅŸ bu tip vakalar, ileride çocuk sahibi olabilmek için yardımcı üreme tekniklerine ihtiyaç duyabilirler.

Avrupa Androloji Akademisi, 2000′li yıllarda erkekleri bekleyen baÅŸlıca sorunların arasında “kısırlık” olduÄŸuna dikkati çekiyor.Yapılan araÅŸtırmalar sonucunda erkek kısırlığına neden olan en önemli nedenler, çocukluk çağında geçirilen tıp dilinde “KriptorÅŸizm” denilen inmemiÅŸ testisler, üreme organlarındaki enfeksiyonlar ve ileri yaÅŸlarda karşılaşılan varikosel’dir. Erkek kısırlığına neden olan diÄŸer sebepler ise; testis tümörleri, testiküler yaralanma (testislerde yaralanmalar), yüksek ateÅŸli hastalıklar, üreme kanallarında tıkanıklık, geriye boÅŸalma, sinir sistemine ait nedenler, genetik bozukluklar, kötü alışkanlıklar ve yaÅŸam tarzı ile hormonal ve cinsel fonksiyon bozukluklarıdır.

İnmemiş testisler kısırlığa yol açıyor!
Doğumda veya doğumdan sonra en geç bir yıl içinde testisler yumurtalık torbasına iner. Testislerin her ikisinin veya bir tanesinin inmemesi kriptorşizm olarak adlandırılır. Bu vakalarda karın içinde yukarıda kalan testisler daha yüksek ısılara maruz kaldıkları için sperm üretimi bozuluyor ve çift taraflı inmemiş testis vakalarında azospermi (menide hiç spermin olmaması) görülebiliyor. Ayrıca testisler 1-2 yaşları arasında cerrahi müdahale ile skrotuma (yumurtalık torbası) indirilirse ileride üreme sağlığı olumsuz etkilenmez. Ancak bu tür vakalara erken müdahale edilmezse, ileride çocuk sahibi olmak isteyenler yardımcı üreme tekniklerine ihtiyaç duyabilirler.

Erkeklerin korkulu Rüyası: Varikosel
İnfertilite nedeni ile deÄŸerlendirilen erkeklerin yaklaşık üçte birinde olan, erkeklerin korkulu rüyası varikosel, skrotumda (yumurtalık torbası) testislerin etrafında oluÅŸan varisli damarlardır. Vakaların %90′ında varikosel, sol tarafta görülüyor.

Varikosel infertiliteye nasıl yol açar?
-Kan akımının yavaşlamasına bağlı olarak yumurtalık torbasında ısı artışına neden olarak
-Sol böbrek üstü bezinden gelen ters yöndeki kan akımı testislerin yüksek düzeyde toksik atıklara maruz kalmasına neden olarak
-Üreme hormonlarının dengesinin bozulmasına neden olarak interfiliteye yol açabilir.

Geç yaşta geçirilen kabakulağa dikkat!
Erkek üreme organlarındaki enfeksiyonlar da infertiliteye yol açabilir. Çünkü, gonore (bel soğukluğu), tüberküloz ve bazı bakteriyel enfeksiyonlar sırasında meydana gelen iltihaplı reaksiyonlar üreme kanallarında tıkanıklıklara yol açar. Bakteriyel enfeksiyonlar sperm hareketini bozarak ve gelişmekte olan sperm hücrelerine zarar vererek infertiliteye neden olabilir.

Özellikle geç yaşta geçirilen kabakulak, sonradan testislere yerleşiyor ve dokuya zarar vererek sperm üretimini engelliyor ve bu durum infertiliteye sebep olabiliyor.

Erkek infertilitesini tetikleyen üç “S”: sigara, stres, Sıcaklık

Erkek infertilitesi vakalarına neden olan ana sebepler haricinde, çevresel faktörler ve yaşam tarzı da erkek üreme sağlığını olumsuz etkiliyor. Erkek infertilitesinde rol oynayan birçok çevresel risk faktörleri var. Özellikle sigara sperm sayısını, hareketini ve yapısını olumsuz etkiler ve içen erkeklerin eşlerinde düşük ihtimalinin de arttığı belirlenmiştir. Strese uzun süre maruz kalan erkeklerde de spermin hareketliliği ve yapısında bozulma görülüyor. Yüksek ısı (özellikle sauna ve sıcak su banyoları), yüksek ateş ve çok sıkı pantolonların giyilmesi sperm üretimini olumsuz etkiliyor.

Erkek infertilitesinde rol oynayan diğer faktörler ise alkol, uyuşturucu Maddeler, Kemoterapi, obezite (aşırı şişmanlık) ve radyasyon.

Erkek infertilitesi (kısırlığı) durumunda nasıl bebek sahibi olunuyor?

Ağır erkek infertilitesi (kısırlık) vakalarının tedavisinde “mikroenjeksiyon” yöntemi baÅŸarıyla uygulanabiliyor. Bu tedavi yöntemi;
-menide az sayıda spermi olan,
-sperm hareketliliÄŸi az olan,
-normal yapıdaki spermi az olan,
-normal sayıda spermi olmasına rağmen spermlerin yumurtayı dölleyemediği durumlarda uygulanıyor.

Erkeğin menisinde hiç sperm olmazsa?
Bu yöntemle menisinde hiç spermi olmayan erkeklerden MESA ve TESE işlemi ile elde edilen spermler, kadın eşten alınan yumurtalara enjekte edilerek bu çiftlerin çocuk sahibi olabilmeleri sağlanıyor. TESE işlemi lokal anestezi altında uygulanıyor ve bu işlem ile testisin farklı bölgelerinden küçük doku parçaları alınıyor. Bu parçalardan özel işlemler ile ayrıştırılarak elde edilen sperm hücreleri ile mikroenjeksiyon işlemi gerçekleştiriliyor. TESE işlemi, menisinde hiç spermi olmayan vakalar dışında mensinde hiç normal yapıda sperm veya canlı sperm olmayan vakalarda da başarı ile uygulanabiliyor. Sperm elde edildikten sonra başarı oranı normal tüp bebek uygulamasında olduğu kadar yüksek oluyor.

Yorum Yok »

erkekler cep telefonlarina dikkat

TÜBİTAK’ın yaptığı bir araÅŸtırma, cep telefonunun insan saÄŸlığında olumsuz etkiler yaptığını ortaya koydu. AraÅŸtırmaya göre, toplumun hemen her kesiminde kullanılan cep telefonları, kanserden cinsel sorunlara, sağırlıktan katarakta kadar birçok hastalığın oluÅŸmasına neden olabiliyor. AraÅŸtırmanın en ilginç yanlarından biri cep telefonlarının erkekte sperm sayısını düşürmesi.

TÜBİTAK BaÅŸkanlık Tıp Danışmanı Doç. Dr. Selçuk Alsan’ın yürüttüğü araÅŸtırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri, cep telefonlarından yayılan mikrodalgaların (MD) kısırlık ve gen bozuklukları yaratması. Hazırlanan raporda, Avrupa’da 2000′den itibaren cep telefonlarının üzerine ‘‘SaÄŸlığa zararlı olabilir’’ yazacağı hatırlatılırken, Türkiye’de 1974′te belirlenen tehlike sınırlarına göre hareket edilmesi kınandı.

Yapılan deneylerde, MD’lerin hayvanlarda özürlü yavruların doÄŸmasına neden olduÄŸu belirtildi. Böylece insanlarda da ciddi cinsel sorunların ortaya çıkabileceÄŸinin savunulduÄŸu raporda, MD’lerin bağışıklık sistemine de darbe vurduÄŸu açıklandı.

Raporda, ortaya çıkan bir diÄŸer bulgu, cep telefonlarının kulakta sağırlık ve çınlamaya neden olduÄŸu. Doç. Alsan, cep telefonu kullananların vücudunda, uyuÅŸmalar, tikler, yorgunluk izlerine de rastladıklarını belirterek, ABD’de yürütülen deneylerde de aynı sonuçların ortaya çıktığını vurguladı. Cep telefonlarının ‘‘darbeli MD’’ yaydığını, bunun insan saÄŸlığı üzerinde olumsuz etkiler yarattığına iÅŸaret eden Doç. Alsan, sonuç olarak kan hücrelerinin yapısının bozulduÄŸuna dikkat çekti. Kan kimyasının bozulması ile kandaki hayati enzimlerin de azaldığını belirten Alsan, bu azalışın öldürücü olabileceÄŸini vurguladı.

1996 yılında ABD’de ev ve okulların damlarına cep telefonu antenlerinin dikilmesinin yasaklandığının hatırlatıldığı raporda, cep telefonu antenlerinin ÅŸehir dışına dikilmesi veya Iridyum uydu sisteminin anten yerine kullanılması önerildi.

Yorum Yok »