Archive for Ocak, 2009

Tedavi olacak memur üzülecek

Maliye Bakanlığı, Tedavi Yardımına İliÅŸkin Uygulama TebliÄŸinde deÄŸiÅŸiklik yaptı. Buna göre kamu çalışanları bazı saÄŸlık hizmetlerinden faydalanmak için katılım payı ödeyecek. Ayrıca sevk iÅŸlemleri de biraz daha uzayacak…

Bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemeye göre, saÄŸlık kurum ve kuruluÅŸlarına sevk iÅŸlemlerinde, memurlar varsa kurum tabibine gönderilecek. Kurum tabibinin gerekli görmesi halinde de ikinci veya üçüncü basamak saÄŸlık kurumuna sevk gerçekleÅŸtirilecek.

Kurum tabibi bulunmadığı hallerde de, memurlar belediye sınırları ve mücavir alan içinde bulunan birinci, ikinci ya da üçüncü basamak sağlık kurum veya kuruluşuna doğrudan başvurabilecek.

Memurun bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri, kurum hekimliğine ya da belediye sınırları ve mücavir alan içerisindeki birinci, ikinci veya üçüncü basamak sağlık kurum ve kuruluşlarına doğrudan veya sevkli başvurulabilecek.

Tıbbi gereklilik halleri dışında muayene ve tedavi işlemlerinin öncelikle belediye sınırları ve mücavir alan içinde tamamlanması esas olacak. Bunun mümkün olmaması durumunda memuriyet mahalli dışına yapılacak sevk işlemi, bulunulan yerdeki ikinci veya üçüncü basamak sağlık kurumlarınca hastanın sevk edileceği ilçe veya ilin ismi belirtilerek, tedavinin sağlanabileceği en yakın yerdeki ikinci veya üçüncü basamak sağlık kurumuna yapılacak.

AİLE HEKİMLİĞİNE GEÇİLEN İLLERDE SEVK İŞLEMLERİ
Tebliğ uyarınca aile hekimliği uygulamasına geçilen iller arasından Bakanlık tarafından belirlenecek illerde, 1 Temmuz 2009 tarihinden itibaren ilk müracaat, aile hekimliğine veya aile hekimliği dışında kalan diğer birinci basamak resmi sağlık kuruluşlarına yapılacak.

Hava ambulans ücretleri de sadece organ ve doku nakli tedavileri kapsamındaki sağlık hizmetleri için ödenecek. Uçak ambulans ücreti, uçağın niteliğine göre saat başına 2 bin TL ile 2 bin 750 TL arasında değişecek.

İlaçlarla ilgili usulleri de yeniden düzenleyen Tebliğ çerçevesinde, 1 reçeteye eskiden olduğu gibi yine en fazla 4 kalem ilaç yazılacak. Reçetede mutlak surette günlük kullanım dozu belirtilecek, alerji aşılarının oral formları ödenmeyecek. Aşı tedavileri de, arı venom alerjisi hariç 5 yılı geçemeyecek.

Ayakta fizik tedaviler ile ayaktan veya yatarak tedavilerde uygulanan rehabilitasyon işlemleri için gerekli uzman hekim raporu, fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekimlerince düzenlenecek. Raporda tanı ve uygulanacak seans sayısı da yer alacak.

YoÄŸun bakımda 3 günden daha kısa yatan hastalar için haftanın ilk günü dahil tüm günler, ‘diÄŸer günler’ üzerinden ücretlendirilecek. Ancak 3 günden kısa yatışlar, hastanın ölümü nedeniyle oluÅŸmuÅŸsa, ilk gün için ‘ilk gün’ ücreti yatırılacak.

Kol protezlerinin yenilenme süresini 10 yıl olarak belirleyen Tebliğe göre, bu süreden önce temin edilen myoelektronik kontrollü kol protezlerinin bedeli ödenmeyecek.

Konuşma cihaz bedelleri de, sağlık kurumları tarafından sağlık kurulu raporu ile belgelenmek kaydıyla karşılanacak.

TebliÄŸin sevk iÅŸlemleriyle ilgili maddesi 15 Ocak 2009′dan geçerli olmak üzere, diÄŸer maddeleri ise bugün yürürlüğe girecek.

TEDAVİ KATILIM PAYI UYGULAMASI

Bu arada Maliye Bakanlığının yine bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan bir baÅŸka düzenlemesi ile Tedavi Katılım Payının Uygulanması Hakkındaki TebliÄŸde de deÄŸiÅŸikliÄŸe gidildi.

1 Ocak 2009′dan geçerli olmak üzere yürürlüğe giren bu düzenleme ile de, katılım payı alınacak tıbbi malzemeler arasına ‘saÄŸlık raporunda (yatarak tedavilerde saÄŸlık raporu veya epikrizde) hayati önemi haiz olduÄŸu belirtilmeyen, iyileÅŸtirme araç ve gereçleri ile protez ve ortezler’ de eklendi.

Yardımcı üreteme yöntemleriyle ilgili katılım payı düzenlemesine ‘embriyo dondurma (freezing) iÅŸlemi için yüzde 30′ ibaresi de dahil edildi.
AA

Yorum Yok »

Bir Saatte Sigara Birakilabilirmi

Sakarya’da faaliyet gösteren Sigara Bırakma Merkezi, bir saatlik uygulamanın ardından tiryakilerin sigarayı bırakmasını saÄŸlıyor.

Sigara Bırakma Merkezi, tiryakilere sigara bırakma imkanı saÄŸlıyor. Yeni uygulamaya baÅŸlanan yöntemle sigarayı bırakmada baÅŸarılı olunduÄŸu belirlendi. Özel Bilge Hastanesi’nde görevli psikolog Ümit Çiftçi, sigara bırakma yönetimiyle ilgili olarak, “Sigaranın bıraktırılmasında üç aÅŸamalı çalışma gerekmektedir.

KiÅŸinin sosyal bağımlılığı, psikolojik bağımlılığı ve fiziksel bağımlılığı bulunmaktadır. Sosyal bağımlılık da arkadaÅŸ ve iÅŸ ortamı çok önemli. Fiziksel alışkanlıklar çözüme ulaşırken psikolojik bağımlılığı da ele almamız gerekir” dedi.

Çiftçi, konuÅŸmasını şöyle sürdürdü: “Alışkanlık veya bağımlılık durumunda kulaktaki bağımlılık noktaları uyarılarak organizmanın yüksek oranda endorfin üretimi saÄŸlanır. Bu mekanizmanın avantajını kullanarak auricolotherapy ile sigara bağımlılığından kurtulmak mümkün.”

Sigara bağımlısı ile bağımlılık seviyesi ve bırakma isteÄŸini tespit etme amaçlı bir ön görüşme yapıldığını anlatan Çiftçi, sözlerine şöyle devam etti: “Bu görüşme sonrasında Sigara Bırakma Merkezi yetkilisi, bağımlının uygulamada baÅŸarılı olacağına kanaat getirdiÄŸi takdirde uygulama baÅŸlar.

Bir saatlik uygulamanın ardından bağımlının vücudu sigara bırakmaya hazır hale getirilir. Uygulamayı takiben danışmanların desteÄŸi baÅŸlar. Sigaradan kurtulmak isteyen kiÅŸi danışmanlarla görüşerek sigara ile olan savaşına tam olarak hazırlanır. Sigara Bırakma Merkezi sigara bağımlısını periyodik olarak takip eder.”
İHA
Yayın Tarihi : 22 Ocak 2009 12:27

Yorum Yok »Etiketler:

Nikotinsiz Sigara Geliyor

Japon araştırmacılar, tütün yapraklarında nikotin bulunmasından sorumlu bir gen keşfetti.

Kyoto Üniversitesi Araştırma Enstitüsü uzmanları, tütün yapraklarındaki nikotin geninin bulunmasıyla günün birinde nikotinsiz sigara üretimi yapılması konusunda bilimsel ilerleme kaydettiklerini açıkladı.

Bugüne kadar tütünün köklerinde nikotin bulunduğu, nikotinin köklerden yapraklara geçtiği biliniyordu, ancak ilk kez bu transferin kökeninde bulunan bir gen bulunduğu belirtiliyor.

Belçika’daki Gand Üniversitesi araÅŸtırmacılarıyla birlikte çalışan Japon uzmanlar, bu gene ”Nt-JAT1” adını verdi.

Günün birinde yapraklarında nikotin barındırmayan tütün çeşitleri geliştirilmesinin mümkün olduğunu düşünen araştırmacılar, böylece sigara içenlerin bağımlılıklarından, başka ürünler kullanmaksızın kurtulabileceklerini belirtiyor.

Bu genin keşfinin, ayrıca tıp, eczacılık ve tarım alanında yeniliklere kapı açabileceği düşünülüyor.
AA
Yayın Tarihi : 22 Ocak 2009 06:13

Yorum Yok »Etiketler: , , ,

Kanun Sil Bastan

Tüp bebek tedavisiyle çocuk sahibi olmak isteyenler için devlet bir dizi değişiklikler yaptı. Daha önce 40 olan yaş sınırı, 23-39 aralığına çekilirken deneme sayısı da yeni mevzuata göre 2 olarak belirlendi.

Çalışma hayatına bir dizi yenilikler getiren Sosyal Güvenlik Yasası, tüp bebekte de düzenlemelere gitti. 1 Ekim’den itibaren yürürlüğe giren yasa tüp bebekte deneme sayısını deÄŸiÅŸtirdi.

Zekai Tahir Burak DoÄŸum Hastanesi Tüp Bebek Ünitesi Sorumlusu Doç. Dr. Muammer DoÄŸan, tüp bebek denemesinin 3′ten 2′ye indirildiÄŸini belirterek, hastanın ilk denemenin yüzde 30′unu, ikinci denemenin de yüzde 25′ini ‘katılım payı’ olarak ödeyeceÄŸini söyledi.

Doğan, ayrıca tüp bebek isteyenlere 3 yıl evli ve bir yıl çocuk sahibi olamama şartı getirildiğini, tüp bebek uygulamasından yararlanabilmek için kadının yaşına da sınırlama getirildiğini kaydetti.

Devletin, tüp bebek sahibi olmak isteyen ailelere destek verdiÄŸini ifade eden DoÄŸan, “Prim gün sayısını 900 gün ödemiÅŸ olması ya da sistemin içinde 5 yıldır çalışıyor olması gerekiyor” dedi.

İHA

Yorum Yok »

Kan Sekeri hafizayi Etkiliyor

Araştırmacılar, kan şekeri, yani glikoz seviyesinde orta seviyede bir yükselme olması halinde bile etkilerin ortaya çıktığını belirtti. The New York Times’da yer alan bilgilere göre, 240 yaşlı üzerinde yapılan inceleme sonucunda, artan glikoz seviyesinin, hafıza ile ilgili bölgedeki beyinsel kan hacmi veya akışını azalttığını ortaya çıkardı.

Bu bulgunun yaşa bağlı idrak ve zihinsel gerilemesinin sebebine de açıklık getirdiği söyleniyor, çünkü yaş ilerledikçe glikoz düzenlemesi kötüye gidiyor.

Araştırmanın dışında yer alan başka uzmanlar da sonuçların sadece yaşlılar için önemli olmadığını ve aşırı kilolu veya diyabet hastası genç ve çocukların da risk altında olduğunu gösterdiğini söyledi. Bu görüş daha önce yapılan başka araştırma sonuçlarını da destekler nitelikte.

Uzmanlar fiziksel aktivitenin glikoz düzenlemesine yardımcı ve diyabete engel olması sebebiyle egzersiz tavsiyesinde bulunuyor.

AA

Yorum Yok »Etiketler: ,

Genid Kitlelere Ulastiracak

Türkiye’nin kadın saÄŸlığına yönelik en önemli sosyal sorumluluk projelerinden biri olan “Avon’la SaÄŸlığa Yolculuk” projesini daha geniÅŸ kitlelere ulaÅŸtırmak ve Türkiye genelindeki mamografi çekimlerinin sayılarını daha da arttırmak için fon oluÅŸturmak amacıyla hazırlanan Pembe Ajanda büyük ilgi görüyor.

Pembe Ajanda’da fotoÄŸrafları yer alan Gönüllü Elçilerden AyÅŸenur Yazıcı, Özlem Gürses ve Nora Romi 10 Ocak 2009, Cumartesi günü saat 15.00-17.00 arasında İstinye Park’ta Pembe Ajanda Sergi Alanı’nda düzenlenen İmza Günü’nde okuyucuları ile buluÅŸtular.

D&R ve Remzi Kitabevlerinde satılan Pembe Ajanda’da Avon’la SaÄŸlığa Yolculuk Gönüllü Elçilerinden Cansu Dere, Dilek Hanif, Tuluhan TekelioÄŸlu, AyÅŸenur Yazıcı, Güler Kazmacı, Seray Sever, Özlem Gürses, Elif Ergu, Balçiçek Pamir, Hülya Aydın, Nora Romi ve Mesude ErÅŸan’ın “Mutluluk” konseptli çok özel fotoÄŸrafları yer alıyor.

İHA Yayın Tarihi : 11 Ocak 2009 12:01

Yorum Yok »

Antibiyotik etkisiz kalıyor

Büyük şehirlerde dört duvar arasında büyüyen, ayakları toprağa değmeyen ve vakitlerini bilgisayar veya televizyon karşısında geçiren çocuklar, alerjik hastalıklara daha fazla yakalanıyor.

Temiz havaya hasret kalan çocuklar, değişen beslenme alışkanlıkları ile sık sık antibiyotik tedavisine maruz kalıyor. Tekrarlayan öksürük ve sürekli hasta halleri sebebiyle ilaç kullanan çocukların bağışıklık sistemi zaman içinde çöküyor. Bu nedenle son 20 yılda alerjik hastalıklarda büyük bir artış yaşandığını söyleyen uzmanlar, çocukların hareketli ve daha sosyal yaşaması gerektiğini vurguluyor.

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastalıkları Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Nerin Bahçeciler, alerjik hastalıkların en çok ÅŸehir çocuklarını etkilediÄŸini belirtiyor. Åžehir tipi ev içi yaÅŸamın çocukları olumsuz etkilediÄŸini vurgulayan Bahçeciler, dört duvar arasında büyüyen yeni neslin birçok hastalığa maruz kaldığını söylüyor. Ailelerin çocuklarının sık sık rahatsızlanmasını algılayamadığını ifade eden Bahçeciler, “Hareketsiz ve aynı havayı teneffüs ederek büyüyen çocuklar zamanla kronik öksürüğe yakalanıyor. Aileler de antibiyotik kullanarak bunu geçirmeye çalışıyor. Ama bu, daha kötü bir etki yaparak çocukların bağışıklık sistemini zayıflatıyor.” diye konuÅŸuyor. Åžehir hayatının çocukları alerjiye mahkum ettiÄŸini vurgulayan alerji uzmanı, kreÅŸ ortamının da söz konusu hastalığa zemin hazırlayabildiÄŸini aktarıyor. Bebeklerde alerjinin, 1-2 yaşına kadar egzama, inek sütü ve yumurta alerjisi olarak ortaya çıktığını anlatan Bahçeciler, sözlerini şöyle sürdürüyor: “3 yaÅŸlarında bu durum düzelebiliyor. Bu yaÅŸtan itibaren de baÅŸka bir alerjik durum ortaya çıkabiliyor. Alerjik öksürük, hırıltı atakları ve burunla ilgili yakınmalar (tıkanıklık, akıntı, hapşırık, horlama gibi) geliÅŸiyor ve çevresinde bulunan solunum yolu alerjenlerine duyarlaÅŸma baÅŸlıyor.” Alerjik hastalıkların erken fark edilmediÄŸine dikkat çeken Bahçeciler, çocukların uzun süre iÅŸe yaramayan ve hastalığı kronikleÅŸtiren tedavilere maruz kaldığını aktarıyor.

Eve bağımlı yaÅŸayan çocukların dışarıya çıkınca çok kolay hastalandığını söyleyen çocuk hastalıkları uzmanı Esra ÅževketoÄŸlu ise, ÅŸunları söylüyor: “Evde fanus içinde büyüyen çocuklar yuvaya baÅŸladıkları yıl çok hasta oluyor. Bunun en önemli sebebi çocuÄŸun ilk defa ciddi bir mikropla karşı karşıya kalması. ÇocuÄŸun hastalıklara karşı dirençli olabilmesi için farklı ortamları teneffüs etmesi gerekir.”

iha
Yayın Tarihi : 30 Aralık 2008 07:49

Yorum Yok »

Pist yokluÄŸu engel

SaÄŸlık Bakanlığı’nın aralık başında İstanbul 112 Acil Servis hizmetine verdiÄŸi ilk ambulans helikopter, bir aylık görev süresinde sadece bir kez hasta taşıyabildi.

BaÄŸcılar Devlet Hastanesi’nde görevlendirilen ve 2 pilot, 1 doktor ve 1 yardımcı saÄŸlık personelinden oluÅŸan ekiple hizmet veren hava ambulans, bir ambulansta bulunması gereken tüm teknik cihaz ve donanıma da sahip.

Ocak ayından itibaren sayısı 2′ye çıkacak olan helikopter ambulans, baÅŸta Adalar olmak üzere, İstanbul merkezdeki acil vakalara en kısa sürede müdahale etme imkanı saÄŸlayacak.

Trakya bölgesine de hizmet verecek ambulans helikopter hizmetinden Yalova, Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Kırklareli, Edirne, TekirdaÄŸ gibi iller de yararlanacak. Helikopter pisti sıkıntısı nedeniyle ÅŸu anda sınırlı sayıda yere iniÅŸ yapabilen ambulans helikopter, BaÄŸcılar AraÅŸtırma Hastanesi haricinde Anadolu yakasındaki Kartal EÄŸitim ve AraÅŸtırma Hastanesi ile SüreyyapaÅŸa Göğüs Hastalıkları Hastanesi’yle bazı özel hastanelere iniÅŸ yapabiliyor.

İstanbul 112 Acil Servis BaÅŸhekimi Metin Arslan, 7 Aralık’ta hizmete giren helikopter ambulansın ÅŸu ana kadar bir kez göreve çıkmasını, saÄŸlık camiasının yeni geliÅŸmeye adapte olamamasına baÄŸladı.

Arslan, “Ambulans helikopterin havalanmasında 112 Komuta Merkezi yetkili. Bizim ‘onayımız ‘ olmadan helikopter havalanamaz. Biz hava ambulansını baÅŸta Adalar olmak üzere, 30 dakikayı aÅŸan uzak mesafelerde kullanmak istiyoruz. Çünkü İstanbul’da kara da yaygın bir ambulans ağımız mevcut. Ayrıca helikopter ambulans sadece İstanbul’a hizmet vermiyor, tüm Trakya hizmet alanımız içinde. Yalova, Sakarya, Düzce, Edirne, Kırklareli, Kocaeli, TekirdaÄŸ hatta Bolu’ya dahi hizmet verebiliriz. TekirdaÄŸ’dan gelen bir talebi hemen karşıladık. 112 Acil Servis’ten helikopter ambulansı, İl SaÄŸlık Müdürleri, hastaneler, doktorlar hatta vatandaÅŸlar da talep edebilir. 112 Acil Servis Komuta Merkezi talebi dikkate alarak en kısa sürede cevap verecektir. Bütün 112 Acil saÄŸlık hizmetleri gibi helikopter ambulans hizmeti de ücretsiz.” dedi.

Zaman
Yayın Tarihi : 30 Aralık 2008 08:05
Güncelleme :30 Aralık 2008 Salı 20:08

Yorum Yok »