Archive for Åžubat, 2009

Çoğul gebelik başarı değil, başarısızlık

Bebek sahibi olmak belki de dünyanın en özel duygusu. Ancak bu duyguyu yaşamak her zaman kolay olmuyor. Günümüzde pek çok çift bebek sahibi olmak için tüp bebek yöntemi ve yumurtlamayı uyarıcı tedavilere başvuruyor.

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr.Faruk Buyru, bu tedavi yöntemlerinin sık uygulanmasından dolayı son yıllarda çoğul gebeliklerin sayısında büyük bir artışın yaşandığına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Önceki yıllarda ikiz gebelik sıklığı 80 doÄŸumda 1 iken son yıllarda bu oran 3 kat artmış ve %2-3′e çıkmıştır. Tüp bebek tedavisi ile gebe kalanlarda %25-30 oranında çoÄŸul gebeliÄŸe rastlanmaktadır.”

Prof.Dr. Faruk Buyru, çoÄŸul gebeliÄŸin tedavinin bir baÅŸarısı deÄŸil, istenmeyen bir sonucu olduÄŸunu belirtti. SaÄŸlık Bakanlığı’nın tüp bebek uygulamasında en fazla 3 embriyo transferine izin verdiÄŸine dikkat çeken Prof.Dr. Buyru, bazı durumlarda 3′ten fazla transfer yapıldığına belirtiyor. Buyru, “Fazla sayıda embriyo transfer edilmesinin nedeni gebelik ÅŸansını artırmaktır. Aslında hangi embriyonun rahim içine tutunabileceÄŸi bilinse sadece o embriyonun transfer edilmesi yeterli olacaktır. Ancak embriyo kalitesini gösteren bazı kriterler olsa da bu tutunacak embriyoyu kesin olarak belirlememektedir. Üç embriyo yerine 1 embriyo transfer edilmesi gebelik ÅŸansını %10 kadar azaltmaktadır. Bu bilgi ailelere verilince bazı aileler bunu kabul etmekte, bazı aileler ise ne olursa olsun gebelik ÅŸansını arttırmak için daha fazla embriyo transferini tercih etmektedir” dedi.

Tüp bebek tedavisinde verilecek embriyo sayısının sınırlandırılarak olaya çözüm bulunduÄŸunu belirten Prof. Dr. Buyru, asıl sorunun yumurtlamayı uyarıcı tedavi ve aşılama yapılan kadınlarda ortaya çıktığını vurguladı. Buyru, “Bunda da 3′den fazla yumurta geliÅŸimi olduÄŸu takdirde tedavi iptal edilmelidir. Ancak pahalı ilaçlar kullanıldığından bazı aileler çoÄŸul gebelik riskini de göze alarak tedaviye devam etmek istemekte ve sonuçta asla bir tedavi baÅŸarısı olmayan beÅŸiz- altız gebelikler ortaya çıkmaktadır” diye konuÅŸtu.

ÇOĞUL GEBEBELİK BÜYÜK RİSK DEMEK!

Çoğul gebeliklerin anne ve bebekler açısından bazı riskleri bulunduğunu belirten Prof. Faruk Buyru, en büyük riskin düşük olduğunu belirterek şunları söyledi:

‘‘Gebeliğin başından itibaren düşük riski daha fazladır. En korkulan ise erken doğum riskidir. Normal gebelik süresine göre ikiz gebelikler ortalama 1 ay, üçüz gebelikler ise 2 ay daha erken sonlanmaktadır. Ikiz gebelik sonucu doğan bebeklerin yarıdan fazlası 2500 gr.ın altındadır. Bu hem küvöz, yoğun bakım giderleri nedeniyle ekonomik açıdan büyük bir yük getirmekte, hem de çok erken yeni doğanlarda ileride fiziksel ve zeka gelişimi açısından sekeller kalabilmektedir. Bebeklerin bir veya ikisinde gelişme geriliği, bebekler arasında kan alışverişi olması gibi problemler de ciddi sonuçlara yol açabilmektedir.‘‘

ÇoÄŸul gebeliklerin anne açısından da riskli olduÄŸunu belirten Prof.Dr. Buyru, gebeliÄŸe baÄŸlı hipertansiyon, ÅŸeker hastalığı, doÄŸum sonrası kanamanın çoÄŸul gebeliklerde daha sık olduÄŸunu ifade ederek, “Sezaryen sıklığı da çoÄŸul gebeliklerde artmaktadır. Bu riskler bebek sayısı arttıkça artmaktadır. Yani dördüz- beÅŸiz gebelikler ikiz gebeliklere göre çok daha riskli gebeliklerdir” dedi.

Prof.Dr. Faruk Buyru, tedavi sonucu veya kendi kendine ikiz gebelik oluÅŸtuÄŸunda bu durumun riskli kabul edildiÄŸini de kaydetti. Üç veya daha fazla embriyonun oluÅŸtuÄŸu gebeliklerde, gebeliÄŸin ikiye indirgenmesi için aileye teklif götürüldüğünü belirten Prof.Dr Buyru, gebeliÄŸin 11′nci haftasına kadar beklenip, eÄŸer gebelik kendi kendine ikiye inmezse,bebeklerin bir ya da ikisine potasyum enjeksiyonu yapılarak kalplerinin durdurulduÄŸunu vurgadı. Buyru, “Bu iÅŸlemin amacı kalan fetusların daha ileriki gebelik haftalarına ulaÅŸmalarını saÄŸlamaktır. Ancak bu iÅŸlemin de %10 düşüğe neden olma ihtimali vardır” dedi.

Yorum Yok »

Sezaryenle doğumdaki artışa önlem aranıyor

Türk Jinekoloji ve Obstetrik DerneÄŸi (TJOD) Genel Sekreteri Prof. Dr. Cansun Demir, Türkiye’de sezaryen doÄŸum oranlarının yüksek olduÄŸunu söyledi.

Demir, özel hastanelerde sezaryenle doÄŸumun yüzde 90′lara ulaÅŸtığını, üniversite hastanelerinde ise yüzde 50′lerde olduÄŸunu kaydetti. Türk Jinekoloji ve Obstetrik DerneÄŸi’nin Genel Kurulu’nda göreve gelen yeni yönetim görev dağılımı yaptı. Prof. Dr. İsmail M. İtil BaÅŸkan seçilirken, Prof. Dr. M. Bülent TıraÅŸ 2. BaÅŸkan, Prof Dr. S. Cansun Demir Genel Sekreter, Doç. Dr. Süleyman Akhan’ın ise Sayman olarak görev aldı.

Jinekoloji ve Obstetik DerneÄŸi yeni yönetimi SaÄŸlık Bakanı Prof. Dr Recep AkdaÄŸ’ı Ankara’da makamında ziyaret etti. Genel Sekreter Prof. Dr. S. Cansun, Türk Jinekoloji ve Obstetrik DerneÄŸi olarak amaçlarının artan sezaryen oranları nedeniyle Kadın DoÄŸum Uzmanlarının, eÄŸitime gönderilmesinin sıkıntıları ve performans sorunlarını SaÄŸlık Bakanı Recep AkdaÄŸ’a ilettiklerini belirtti. Yaklaşık 2 saat süren görüşmede sorunları aktarma olanağı bulduklarını ifade eden Cansun, ÅŸunları söyledi:

“Amacımızın ortak projeler üretmek olduÄŸunu arz ettik. Türkiye’de sezaryen oranlarının yüksek olduÄŸunu özel hastanelerde yüzde 90′lara ulaÅŸtığını, üniversite hastanelerinde yüzde 50′lerde olduÄŸunu söyledik. Sayın Bakan da sezaryen oranlarının yüksek olduÄŸunu söyledi. Biz de sorunu bildiÄŸimizi; ama bu sorunun Kadın Hastalıkları ve DoÄŸum Uzmanlarının Ankara’ya eÄŸitim hastanelerinde eÄŸitime çaÄŸrılması ile çözülemeyeceÄŸini, bunun meslektaÅŸlarımızı rencide edici bir uygulama olduÄŸunu belirttik. Bunun için SaÄŸlık Bakanlığı ile ortak eÄŸitim programlarına baÅŸlamak istediÄŸimizi Adana’da İl SaÄŸlık Müdürü ÇaÄŸlar Çatak ve Dr. Mutlucan Karaman ile birlikte ilk eÄŸitimi yaptığımızı bunun benzerlerini tüm illerde ya da önerilen her ortamda yapacağımızı ifade ettik. Bakanlık ile TJOD’nin ortak amacının Türk kadın saÄŸlığını iyiye götürmek olduÄŸunu vurguladık. Bu ÅŸekilde oranlarla sınırlamanın hekimleri bu kez de sezaryen gereken hastalara bu ameliyatı yapmamalarına neden olmasından korktuÄŸumuz ifade edildi. Bakanımız da amaçlarının endikasyonsuz sezaryenin önlenmesi olduÄŸunu söyledi.”

Prof. Dr. Cansun Demir, SaÄŸlık Bakanı Recep AkdaÄŸ’ın AÇSAP Genel Müdürü Dr. Rıfat Köse’yi telefonla arayarak eÄŸitim için bekleyen hekimler için bu uygulamanın durdurulması talimatını verdiÄŸini ifade ederek, “TJOD olarak SaÄŸlık Bakanlığı ile en kısa zamanda ortak eÄŸitim programına baÅŸlayacağız. Tüm Kadın DoÄŸum Uzmanlarının indüksiyonla doÄŸum bilgilerini tazeleyeceÄŸiz” dedi. SaÄŸlık Bakanlığı’nın performans uygulamasında Kadın DoÄŸum Hekimlerine performans ücretlerinin düşüklüğünü de dile getirdiklerini anlatan Demir, sorunun çözümü için önemli mesafe alındığını sözlerine ekledi.

İHA

Yorum Yok »

Bebek Kahvaltisi

Bebeğiniz 1 yasına geldiğinde daha farklı bir kahvaltı sunmanız için işte yeni tarifim.

Malzemeler: ‘ çay bardağı ılık süt, 1dilim akmek, 1 kibrit kutusu akşamdan suda bekletilmiş beyaz peynir, 1 adet 10 dakika haşlanmış yumurta, 2kayısı, 10 adet siyah kuru üzüm, 10 adet fındık, 5 adet ceviz, 1 tatlı kaşığı keçi boynuzu pekmezi.

Hazırlanışı: Sütü cam bir kavanoza koyup içine bütün malzemeyi atıp bilendırla iyice çırpıp bebeğinize yedirin. Kıvamı bebeğinize koyu gelirse az bir miktar süt ilave ederek istediğiniz kıvama getirebilirsiniz.

Not: Fındık ve ceviz gibi gıdaları kahvaltıda vermeniz bebeğinizin zeka gelişimi için çok önemlidir. Kuru üzümü de ihmal ermeyin ve siyah olanı tercih edin. Bebeğinizin bağırsakları tembel ise kayısıyı 3 veya 4 de çıkarabilirsiniz. Kayısının koyu kahve renkli güneşte kurutulmuşunu tercih edin düzenli kullanıldığında bebeğinizin bağırsak tembelliği ortadan kalkacaktır. Bebeğiniz sürekli ishal durumu oluyorsa kahvaltısına kayısı koymayın. Kayısının yerine muzda koyabilirsiniz.

Yorum Yok »Etiketler: , , , , ,

Gunluk c vitamini karsilama

Vicudumuzun günlük c vitamini ihtiyacını karşılamak için portakal suyu ve c vitamini bakımından zengin olan gıdaları tercih ediyoruz. Özellikle kış aylarındaki soğuklara karşı daha çok c vitaminine ihtiyaç duyarız. Çocuklarımıza sabah içirdiğimiz 1 bardak portakal suyu onların bu ihtiyacını kısmen de olsa karşılıyor. Şimdi size sunacağım öneri ile 1 bardak meyva suyundan daha çok c vitamini almanıza yardımcı olacaktır.

Nasıl mı? 5 adet portakal suyunun içine yetişkinlere 1 adet limon ve 1 adet greyfurt ilave edrseniz oldukça c vitamini artacaktır. Çocuklara da 5 adet portakalın içine yarım portakal ve yarım greyfurt sıkmanız yeterlidir.

Yorum Yok »Etiketler: , , , , ,

Petek Kullanimi

Evimizde doğalgaz kullanıyorsak mutlaka yapmamız gereken küçük ama bir okadarda önemli bir durumdan sizlere söz etmek istiyorum. Çocuklar da ve yetişkinlerde sabah kalktığımızda azımız kurur, dudaklarımız çatlar ve en önemliside hasta olmadan bile kuru bir öksürük hali gözükür bunu baş ağrısı da takip eder. Özellikle bebeklerde daha sık gözükür bunlardan kurtulmak çok kolay ve sizlerle bunu nasıl yapacağınızı paylaşmak istiyorum. Evinizdeki bütün peteklerinizin üstüne bir kabın içine su koyun ve kış boyunca bunu her zaman kullanın. Hatta hazır satılın petek için suluklardan da alabilirsiniz. Kısa zamanda farkı göreceksiniz.

Not: Bu uygulamayı petekleriniz yandığı sürece kullanın.

Yorum Yok »Etiketler: , ,

Diyet Dönemi İçin Değişik Sebze Haşlama

Diyet dönemimizde de normal günlerde olduğu gibi değişik ve lezzetli tatlara ihtiyaç duyarız. Bu haşlamalarla hem daha kolay kilo verir hemde aç kalmadan sağlıklı beslenebiliriz. Bunun için işte daha değişik sebze haşlamayı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Malzemeler: 1adet orta boy patates, 1adet havuç, 8 yaprak beyaz lahana, 1adet kırmızı taze biber, 3adet pırasa, 250 gr bırokoli, 15 adet saplarıyla beraber maydanoz, 1adet orta boy kereviz, 2yemek kaşığı sızma zeytinyağı, 1çay kaşığı köri, 2su bardağı su ve tuz.

Yapılışı: Lahana, pırasa, bırokoli ve maydanozu mutlaka sirkeli suda 15 dakika bekletin. Sonra bütün sebzeleri tencereye koyup üzerine zeytinyağı, köri, tuz ve suyuda ilave edip kaynadıktan sonra 3 veya 4 dakika pişirin.

Yorum Yok »Etiketler: , , , , , ,

Cocuklarla nasil konusmali

Çocuklarımızın öncelikle düşüncelerini ve davranışlarını takip ederek nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmadığını bilelelim ve her zaman onları dinleyin ama dinlerken asla yüksekten konuşmayın çocuğunuzla aynı seviyeye gelerek onun anlatacaklarına değer verdiğinizi göstererek dinleyin. Asla sen küçüksün sus karışma gibi sözler sarfetmeyin. Ne olursa olsun mutlaka çocuklarınızı dinleyin eğer yapmaması gereken her hangi bir şeyi yapıyorsa çocuğunuzu karşınıza alarak yaptığının yapmaması gereken bir şey olduğunu söyleyin. Ve nedenini çocuğunuzun anlayabilecegi bir dille anlatın asla kızarak degil sakin ve olgun tavırlarla anlatın.

Not: Çocuklarımız bir bireydir ve onlar bize bu günüyle yarınlarıyla emanettir lütfen çocuklarımıza saygı duyalım

Yorum Yok »Etiketler: , , , , ,